Tiyatromuzun İç Dinamiği Üzerine Sohbet

By

Biz sanatçı mıyız? Sanatçı kim?

Afşar Timuçin şöyle diyor: “Sanatçı, içinde Sisifos’u taşıyan Prometeus’tur.”

Bizler yaşamımızda her defasında koca bir dağdan koca bir kayayla yuvarlanma direnişini içinde taşıyan insanlar mıyız?

Ya da ateşi tanrılardan çalıp insanlığa sunan Prometeus gibi, inandığımız şeylerin bedelini ödemeye hazır insanlar mıyız?

Biz kimiz ve neden bir aradayız?

Bir arada mutlu muyuz? Sizler mutlu musunuz?

Şu anda mutluysanız bile cevabını düşündüğünüz anda mutluluk haliniz uçup gitti mi?

Biz mutluluk mu, özgürlük mü istiyoruz?

Özgürlükle gelen sonsuz bir dinginlik halini mi? Biz ne kadar özgürüz ki?

Özgürlük ?..

Özgürlük, diyor Afşar Timuçin, “Bir dış kayganlık değil, bir iç tutarlılıktır…”

İçimizde ne kadar tutarlıyız?

Kendi duvarlarımızı kırmak için mi bir aradayız?

İçsel devrimiyle meşgul olmayan biri sahnede devrimi anlatabilir mi?

Sonuç olarak biliyoruz ki; bir kaç saat kafa boşaltmaktan çok daha fazlasını isteyip bir araya gelen insanlarız. Gerçekten bunu biliyor muyuz?

“Lütfen rol yapmayın” diyordu Eric Morris.  “Lütfen rol yapmayın, olun!”, çünkü yaşam bir sahne…

Beraber özgürleşmeye…

Gözde Ataş

Posted In ,

Yorum bırakın